2015 in review

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2015 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Bir New York metrosu 1.200 kişi kapasitelidir. Bu blog, 2015 içinde yaklaşık 7.000 kez görüntülendi. Eğer bu bir NYC metro treni olsaydı, bu kadar çok insanı taşımak için yaklaşık 6 tur atacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Reklamlar

Pergola Denemesi (odunluk üstü)

Önümüz kış. Uzun zamandır taş evde odun istiflemek için bir yer hazırlamayı planlıyordum. Sonunda tespit ettim ve işe koyuldum.

İlk aşama malzemeyi toparlamak. Kiriş ve mertek olarak kullanacağım keresteleri 4 metrelik özel bir paletten söktüm, 2’şer metrelik ebatlara aldım. Lambri olarak kullanacağım ağaçlar ise 2 metrelik, 2 cm et kalınlığında işlenmemiş ağaçlar.

20150808_132042

Kiriş uzunluğunu 1.25 cm olacağından, kiriş olarak kullanacağım kalası ebatlı olarak kesiyorum ve duvara monte ediyorum. Bu aşamada ve kirişin montajındaki en önemli konu terazi. Düzgün bir çatı oluşturabilmek için kirişi tam terazide monte etmemiz oldukça önemli. İkincil olarak da kirişin sağlam şekilde monte edildiğinden emin olmalıyız.

Fotoğrafta görüleceği üzere, kirişin baş kısmına verdiğim şekilli kesim sadece görsel zenginlik katmak için.

20150808_141615 20150808_141610

Kirişi sağlam bir şekilde monte ettikten sonraki aşamada çatı merteklerini sabitleyeceğimiz metal çatalları, kirişe sabitliyoruz. Bu pergola 1.25 cm olsa da ben sağlam olsun diye ve üzerine kiremit çatı dizmeyi planladığımdan 3 mertek kullanmayı tercih ettim.

20150808_144614 20150808_144622

Sonraki aşama merteklerin diğer uçlarının oturacağı zeminin hazırlanması. Benim burada yaptığım pergolada mertekleri karşılayan zemin duvar üstü idi. Bu sebeple, merteklerin diğer kısmına kolon hazırlamam gerekmedi. Ancak duvarın üstüne, duvara çakılı kirişi karşılayacak şekilde bir kalas çaktım ve bu kalasın üstüne merteklerin diğer başlarını sabitleyecek çatalları monte ettim.

Daha sonra merteklerin ebatlı şekilde kestim. Duvara çakılı kiriş ile duvar üstü kirişin arası tam 1.18 cm geldi. Merteklerin uçlarını yine görsel zenginlik katması için aşağıdaki fotoğrafta gösterdiğim şekli verdim.

.20150808_16021020150808_160206

Sonrasında mertekleri, her iki kirişe dizdiğim 3’er adet çatalın arasına monte ettim.

Bundan sonraki aşamada çatı tahtalarını çaktım. Burada da en dikkat ettiğim konu, bir sonraki tahtayı bir öncekini iyice sıkıştıracak şekilde monte etmeye çalışmam oldu. Yani bir önceki çatı tahtasını monte etmeden önce ondan sonra geleni ve bir üsttekini iyice sıkıştıracak şekilde monte etmenizi tavsiye ederim. Montajda çivi kullanmadım, ahşap vidası kullanmayı tercih ettim.

20150808_180920 20150808_180858

Bütün bunlar bitince ortaya çıkan görüntü:

20150808_181057 20150808_181106 20150808_181113 20150808_181722_HDR

Şimdiki aşamada üst kiremitleri dizip pergolayı tamamlamak kaldı.

Umarım faydalı bir paylaşım olmuştur.

Masa Tablası – wooden table top

Uzun zaman önce aldığım ve ayakları profil demirden olan masamı dış mekan kullanımına zorlayıp mevcut masif tablasını hırpalayınca yenisini yapma gereği doğdu. Tabi bana da iş çıkmış oldu. 🙂

Bu vesileyle yine bir sokak atölyesi çalışmasına atılmış oldum. Yine dış mekanda kullanmak istediğimden ve lamine edeceğim için doğal kuru rus çamı aldım. Planyam veya kalınlık makinem olmadığından aldığım keresteleri öncelikle sildirdim.

20150701_142937_HDR 20150701_143000_HDR

Masanın enini 90 cm istiyordum, ancak mevcut kerestelerle ve maliyetler bakımından en fazla 82’ye çıkarabildim. Bunun için 2X24, 1X20, 1X14 kalaslar kullandım. Kalasların boyu 1,90 cm, et kalınlığı ise 4,2 mm geldi.

İlk başta her bir parçayı 4 yerden gijon civata ile sabitlemek istedim. Böylece tabla hem dengeli olacak hem de ağacın dönmesini engelleyecekti. Gijonları sıkacağım somunlar masanın boy kısmında dışarı taşmasın diye, tablanın kılış şeritlerine pançla yuvalar açtım.

20150701_162008_HDR 20150701_170333_HDR

Ancak özellikle 24 en kalaslar için emanet matkabımın gücü yetmediğinden projenin bu kısmında vazgeçtim. Pançla açtığım yuvalara, görsel zenginlik katması için daha sonra pul ve vida başlı tornavida atıp tamamlayacağım.

Şimdi ağaçlar lamine etme sırası geldi. Yatay bir düzenekle işkenceye alıyorum.

20150701_170347_HDR

Bir gece ve ertesi gün bu şekilde işkencede kalacak.

20150701_192306_HDR20150701_192316_HDR

Birleştirme işlemi biten tablayı zemine yatırıyorum ve arka kısmına enine iki demir lama ile kayıt atıyorum. Bunu hem ağacı dış mekanda kullanacağımdan ve hem de ağacın ilerde çalışma ihtimaline karşı yapıyorum.

Demir kayıtları ağacın içine gömmek hem daha etkili hem de estetik olacağından, tablaya enine, kayıt boyutunda ve 1,5 mm’lik derinliğinde kanallar açıyorum.

20150702_171012_HDR20150702_171008_HDR

Daha sonra kayıtları yerleştiriyorum:

20150702_171029_HDR

Artık tablayı eski ayaklarının üzerine çaplı bir şekilde yerleştirebilirim. Ahşabın yüzeyindeki bazı tümsekleri el rendesi ile alıyorum. Tamamen düz ve temiz bir yüzey istemediğimden, rendenin bir miktar tabla üzerinde iz bırakması hoşuma gidiyor. Fazla olanları zımpara ile alıp, belli bir kompozisyon çıkaracağım.

20150702_182952_HDR

Bahçe Kapısı Vol.2 – Reclaimed gardengate

Herkese uzun bir aradan sonra merhaba…

Atölyem kapandıktan sonra yenisini açmak nasip olmadı. Ancak yine de sokak atölyelerinde iş yapmaktan kendimi alamıyorum.

Bu hafta içerisinde, daha önceden masa tablası olarak tasarladığım ancak ağacın aşırı çalışması nedeniyle birleşimi tutmayan tabla kesitini, köy evimde ihtiyaç duyduğum bir kapıya dönüştürmek istedim. Karaçamdan yapmış olduğum kapının kasasını daha önceden elimde bulunan ve inanılmaz dayanıklı olan – en az 10-15 yıllık- ardıç kütüğüne bağladım. Kapıdaki tüm metal aksamları sprey boyayla siyaha boyadım ve bu şekilde kullandım. En son kapıya dış mekana özgü yarı mat vernik attım.

Dediğim gibi aradaki aşamaları fotoğrafla belgelemeyi atladığım için sizinle nihai halini paylaşıyorum.

Kapı ölçüsü 1.40 X 67 cm. Kapının kasasını (yani ardıç ağacını) zeminden ve boyundan olmak üzere 2 farklı yerden U profille bağlayıp sağlamlaştırdım. Karaçam ağır bir ağaç cinsi olduğundan kasanın kaymaması için ağaçla U profilleri sağlam vidalarla birleştirdim. Ardıç çıralı bir ağaç olduğundan, vidayı adeta tutkallı gibi kabul ediyor ve bağlantısı çok sağlam oluyor.

Daha önce -masa tablası olmaya adayken- bir kat yat verniği atmıştım. İyi de yapmışım. Ağaç verniği çok güzel çekmiş. Son vernik öncesi zımparayla yat verniğini hafif kaldırdım.

20150625_153154 20150625_153159

İç kısmına klasik Z kayıt alttım. En sevdiğim görüntüdür. Vidaların uzun kalan kısımlarını daha sonra spiralle kesip, eşit boya getireceğim.

20150625_153209

Verniği vurduktan sonra nihai hali:

IMG_20150625_215616

Başka paylaşımlarda görüşmek üzere…

Reclaimed Çerçeve – II

Marangozluğa mecburen ara verip üretim durunca, eski defterleri karıştırır olduk.

Bir ara herhangi bir iş için tel fırça ile temizlediğim ve ağaç koruyucu sürerek dinlenmeye aldığım keresteleri güzel reclaimed bir çerçeveye dönüştürdüm.

Kerestenin ilk hali:

IMG_5050

Önce istediğim ebatta kesimini yapıyorum, sonra , özellikle kenar kısımlarını rende ile düzeltip, yan ve arka (kesim) yüzeyini temizliyorum. NOT: Budakların belirgin olduğu ve ön yüz olarak kullanacağım kısma bu aşamada dokunmuyorum.

IMG_5051

Sonraki aşamada, matkap ucuna takılı olan tel fırça ile, kullanmak istediğim ön yüzeyin ağaç dokusunu ortaya çıkarıyorum. Bu işlem ağacın ana damarları ile bunlarında arasında bulunan süngerimsi dokuyu da kazıyor ve ağacın sert/odunsu kısımlarının belirginleşmesini sağlıyor. Bu işlem ağaca zarar veriyor gibi olsa da, neticede, bu kazıma işlemi sonrasında ortaya çıkan püskülümsü kısımların zımpara ile temizlenmesi neticesinde ortaya çıkan görünümü inan siz de beğeneceksiniz.

 

Resim

Bu işlem sonrasında, fotoğrafta görülen kıymıkları 120 ‘lik zımara ile ince ince alıyorum. Çok fazla bastırmanıza kendinizi yormanıza gerek yok.

Resim

Genelde budaklı ağaç makbul değildir; tercih edilmez. Ancak ben bu ağaç parçasını daha fazla budaklı olmasını isterdim. Mevcut budakları da iyice ortaya çıkarmak için, o kısımları daha fazla zımparalıyorum.

Şimdi hem ağacı korumak hem de daha mat bir görünüm sağlamak amacıyla ağaç koruma sürüyorum ve kurumaya bırakıyorum.

Resim

Resim

Bu aşamada bu ağaç parçaları ile ne yapacağım belirsiz. Ta ki aylar sonra bunları aşağıdaki çerçeveye dönüştürene kadar. Aradaki çalışmaları fotoğraflamadığımdan, maalesef size son halini gönderiyorum.

Çerceveyi, çok sevdiğimiz bir çiftin yeni evine hediye ettik. Evlerine çok yakıştı, güle güle kullansınlar…

20140627-232316.jpg

20140627-232326.jpg

20140627-232333.jpg

Son çalışma (Süpriz)

Yine dayanamadım. Marangozhanemi toplarken, daha önce kısmen başladığım bir projeyi tamamlamaya karar verdim. Arada geçen süreci maalesef fotoğraflayamadım. Ancak nihai halini görebileceğiniz bir iki fotoğrafım var. 

Resim

Tabla kısmı, farklı ebatlarla parça parça kesilmiş eski kereste yüzeyinin, yonga levha üzerine çeşitli diziliş modelleriyle sabitlenmesi ile oluşturuldu, ahşap bir çerçeve ile bütünleştirildi.

Yine ürünün tüm parçaları reclaimed kerestelerden oluşturuldu. Hiç vida/çivi kullanılmadı. Bu aşamadan sonra ürüne üç kat cila atılarak, kullanılmaya başlandı.

Resim

Görüşmek dileğiyle…  

Zorunlu bir veda…

Resim

Tam anlamıyla içinde bulunduğum durumu anlatıyor. 

Evimizin terasında kurduğum atölyemi, taşınmak durumunda kalmamız nedeniyle ve bu cani İstanbul’da uygun bir yer bulmak imkansız olduğundan -umarım- bir süreliğine kapatmak zorunda kalıyorum. 

Daha yapmak istediğim onca şey var; umarım uygun bir yer bulup, atölyemi tekrar faaliyete geçirdiğimde sizinle burada tekrar buluşuruz.

Beni bugüne kadar takip eden herkese çok çok teşekkür ederim.